
Yurdumuzda bilinen en kolay işlerden biri eleştirmenliktir. Çünkü nereye baksanız, ayrı bir hata, eksiklik ya da bilinçli bilinçsiz türlü çarpıklıklar görmek her zaman mümkündür. Gerçi bu yanlışlıkların ana vatanı çoğu kez Avrupa olmuştur. Fakat oralarda halk, bu yanlışlıklara gerek fert, gerekse toplum olarak dur demenin, tamir etmenin yolunu da bulmuştur beraberinde.
Milletimizin adı ve işlevi ne olursa olsun her tür idari mekanizmaya geçmişten gelen bir saygısı vardır. Doğru ve yerindedir. Ama unutmamalıyız ki saygı ayrı şey, kendine ve toplumuna karşı yapılan bir haksızlığa karşı çıkmak, hak aramak ayrı şeylerdir. Meselâ Kırıkkale ilinde bir vatandaş kapısının önünde duran aracından park parası kesen belediyeye karşı dava açmış, kazanmış; ve dava emsal gösterilerek ildeki paralı uygulamaya son verilmiştir. Buna paralel bir Allah`ın kulu Elazığ`da çok türlü polemiklere de konu olmasına karşılık bu konuya el atmadı, ya da atamadı. İşte aramızdaki fark.
Şu banka kredi kartları var ya; Tüketici Hakları Koruma derneklerince defalarca mahkemeye taşındı. Sonuçta da iptal edildi, yıllık kart ücreti alımları. Zaten bazı bankalar da ücret almayacaklarını da peşinen ilan ettiler de, her şeye karşın bazı büyük bankalar halen ısrarla bu parayı hakları saymaktadırlar. Peki bunlarla yasal anlamda bir mücadele, bir itiraz gerekmez mi?
Fas, Afrika`da küçük bir krallık ülkesidir. Halk krala rağmen haksız bulduğu ekmek zammına karşı, demokratik nitelikte tepki göstermiş ve zamları geri aldırmasını becerebilmiştir. Bizde de yapılan yağmur gibi zamlara "vatandaş olarak ne düşünüyorsunuz?" sorusuna karşı vatandaşın da televizyon kamerasına sırıta sırıta "artık alıştık" cevabı zannediyorum tarihe geçecek duyarsızlık örneğidir.
Kısaca her yolsuzluğa bana ne, her yanlışlığa bana nasılsa dokunmuyor, her ihmale kader denilirse, bunun adı saygı değil miskinliktir. Demokrat bir ülkeyiz. İnsanız, iyi ve düzgün yaşamak gibi haklarımız var. Yöneticilerimiz saygın insanlardır, fakat yaptıkları her icraat doğrudur diye bir şey kesinlikle yoktur.
Gerektiğinde hakkımızı arayalım, soralım ve üşenmeden bize açık duran demokratik yolları kullanalım.
Saygılarımla...