
Geçtiğimiz günler, İstiklal Marşımızın kabul edildiği günlerdi. 12 Mart olarak tarihlere geçmiş olan bu günde İstiklal Marşı TBMM`de kabul edildi ve o günden bugüne kadar bize bizliğimizi hatırlattı ve kendimizi kaybetmemize engel oldu.
Peki o günlere kadar nasıl gelindi?
Herkes de biliyor ki her millet kolay kolay millet olma vasfını kazanamaz. Biz tarih boyunca bu vasfı her kategoride göstermiş bir milletiz. Bizim marşımız değil marşlarımız vardı. Millet marşları, cenk marşları, bayrak marşları, spor marşları... Tarih boyunca esaret altında kalmayan bir milletin kalkıp da "İstiklal Marşı" gibi bir marş yazdırmasına gerek kalmamıştı. Ancak çok ciddi bir yok oluşla karşı karşıya kalmamız neticesinde büyük bir istiklal mücadelesi verdim. Elde ettiğimiz istiklalin ebedileştirilmesi ve gafletlerimiz anında bir daha yaşamamak için bir İstiklal Marşı kabul etmemiz gerekmişti. Bu durum bir zaruret halini almıştı. Sık sık İstiklal mücadelesi yaşamamam için bir İstiklal Marşımız olmalı ve can ü gönülden bu marşın içeriğine bağlanmalıydık.
Bu söylediklerimizi bir daha teyit etmemiz açısından söylemek gerekir ki, bu bakımdan bizim de bir marşımız olmalıydı. Bu güne kadar neden böyle bir ihtiyaç duymamıştık acaba? Neden bir milli marşımız yoktu?
Bu soruların cevaplarını bir millet olmanın özellikleri içinde aramaktan öte, büyük devletler kurmanın, bayrakların, sancakların altında aramak gerekir.
Milli marşlar, millik vasfını aldıkları toplumların tarih boyunca taşıdıkları özellikleri yansıtan bir anlam ve yapı içinde olmalarından daha aziz bir şey yoktur. Her branş için, her kutlama için bir marşın olması belki kültürel bir zenginliktir ama, bir tek istiklalin olması millet olmanın temel şartıdır. Bizim İstiklal Marşımız bu temel gerekliliğin vurgulanılması açısından dünya tarihinde eşi görülmemiş bir azamet sergiler.
İstiklal Marşı`nın şairi, Marşın dizelerini tarih süzgecinden geçmiş atasözleri ile örmüştür. Her bir cümlede tarihi bir kilometre taşı bulunur. Her bir cümle, milletimizin aziz hatırasıyla süslenmiştir. Her bir cümle, karakterimizden birer parçayı özetler. Bu Marşın sözleri düşüncelerimiz, duygularımız, yaşantımız ve en önemlisi de varlığımız üzerine kuruludur.
İstiklal Marşımızın kabul edildiği bu 12 Mart Günü`nde tüm milletimizin millet olma şuuru içinde kucakladığı bu marş için söylenecek o kadar çok söz var ki...
İnşallah İstiklal Marşı`nın bizim kalemimizden çıkmış bir tahlilini de okumanızı sağlayacak çalışmalarımızı sonuçlandıracağız. Bu temennilerle saygılar sunuyorum.